EDİTÖR
Ümmü Akkuş
Kitap Editörü
Hakkında
Editör / Çeviri Editörü / Akademik Metin Danışmanı
Metnin yalnızca ne anlattığıyla değil, nasıl var olduğu ile ilgilenen bir editör.
Ümmü için editörlük, bir metni düzeltmekten çok daha fazlasıdır; kültür üretiminin içinde, yazının okurla kurduğu bağı bilinçli biçimde inşa etme işidir. Yirmi dört yılı aşkın metin yazarlığı deneyimi, yaklaşık on yıllık kitap editörlüğü ve son beş yıldır sürdürdüğü çeviri ve çeviri editörlüğü çalışmalarıyla, bir metnin fikir hâlinden okura ulaşana kadar geçirdiği hemen her aşamaya hâkimdir.
Edebî ve kurmaca metinlerin yanı sıra akademik metinlerle de çalışır. Sosyal bilimler, düşünce tarihi, anlatı gelenekleri ve insan davranışını merkeze alan disiplinler onun editörlük yaklaşımında belirleyici bir yere sahiptir. Bu nedenle bir metne yalnızca dil, kurgu ya da biçim açısından değil; taşıdığı düşünsel derinlik, kültürel bağlam ve okurla kurduğu ilişki açısından da bakar.
Onun editörlük anlayışında üslup, metnin süsü değil, varlık gerekçesidir. Bir dosyanın gücü yalnızca anlattığı olaydan değil; o olayın hangi sesle, hangi mesafeyle, hangi bilinçle ve hangi duyusal karşılıkla kurulduğundan doğar. Bu yüzden Ümmü için iyi bir editörlük çalışması, metni yazarından koparmadan, onun kendi sesini daha görünür ve daha sahici hâle getirme çabasıdır.
Bir metinde onu en çok ilgilendiren şeylerden biri, yazarın metne gösterdiği emektir. Çünkü edebî ya da fikirsel derinlik, yalnızca yetenekle değil; dikkat, işçilik ve bilinçli bir çabayla oluşur. Yazarının hafife aldığı, okurunu gözetmeyen ya da kendi meselesini yeterince ciddiye almayan metinler, onun için yalnızca düzeltilmesi gereken dosyalar değil; önce yeniden düşünülmesi gereken anlatılardır.
451 Atölye’de Ümmü’nün odağı, metnin anlatıcı sesini, düşünsel derinliğini, okurla kurduğu ilişkiyi ve edebî işçiliğini görünür kılmaktır. Onun için yazmak ne yalnızca ilham ne de yalnızca kabiliyettir. Yazmak, doğru tekniklerle, emekle ve bilinçle kurulduğunda gerçek karşılığını bulur. Okurunu bulan metin, yazanını da yazar yapar.
5 Soruda Ümmü
1. Kaç yıldır editörlük yapıyorsun, hangi türlerle çalışıyorsun ve kendini en güçlü gördüğün alan ne?
24 yıldır metin yazarlığı, yaklaşık 10 yıldır kitap editörlüğü, son 5 yıldır da çevirmenlik ve çeviri editörlüğü yapıyorum. Edebî, kurmaca metinler ve akademik metinler üzerine çalışıyorum. Herhangi bir metnin alıcısına sunulana kadar geçirdiği hemen hemen bütün aşamalara hâkimim; ileti-mesaj ve alıcı dengesinin gerektirdiği işçiliği gözetiyorum. Akademik alanda ve sosyal bilimler özelinde mitolojik anlatı, antropoloji, etnografi, felsefe, psikoloji ve sosyoloji. Edebiyat alanında toplumsal gerçekçiliğin ve büyülü gerçekçiliğin Yaşar Kemal’in vârisliğine mukabil cezbediciliğine inanıyorum.
2. Bir dosya geldiğinde ilk neye bakarsın?
Bir metinde ilk baktığım şey, anlatılan değil anlatıcı oluyor. Hiçbir söz yok ki daha önce söylenmemiş olsun; yeniden söylemeyi kıymetli kılınması, sadece yazarın kendi üslubunu bulmasıyla mümkün.
3. Bir metnin okurla bağ kurmasını engelleyen şey nedir?
Bir kitabı çalışmaz yapan onu anlatmaktır. Edebî bir eser anlatılmaz seyrettirilir. Bir kitabı okumayı tamamladığımızda aklımızda kalan ne yazıldığından çok ne hissettirdiğidir. Seyretmek hissettirir, hisseden okur kitapla özdeşir, yani kitabın okuru olur.
4. Bir metni kurtarılabilir yapan şey nedir?
Her metin kurtarılır. Doğru teknikle ve çok çalışmayla biçimlendirildiği takdirde her metin “okunabilir” hâle gelir.
5. Bir metni okurken seni en çok rahatsız eden şey nedir?
Bir metni okurken rahatsızlık duyduğum şeylerden iki şeyden biri özensizliktir; hikâyeye, anlatı sanatına, editöre ve en önemlisi okura karşı özensizlik. Diğeri ise taklittir; öykünme değil, taklit. Daha evvel defaatle anlatılmış bir konu, tema ya da her neyse herhangi bir şekilde anlatmak ya da çokça bilinen bir meseleyi bilindiği şekliyle anlatmak çalışmayı kitap yapmaz.
6. Editörlük senin için ne ifade ediyor?
Editörlük benim için kültür üretimi demek. Ziyadesiyle önem ve emek verdiğim bir alan. Kitap okumakla ya da kitapla kurduğum romantik ünsiyet; yazıyla, yazmakla, kitapla ilgili bir iş yapıyor olmanın ötesinde bir bağ.
7. Bir metni ne zaman reddedersin?
Edebî ya da fikirsel derinlik taşımayan, yazarının hafife aldığı ve çabasını ortaya koymadığı hiçbir çalışma benim için kabul edilebilir değil.
8. Yazarların en sık yaptığı hata ne?
Yazarların en sık düştüğü hatalardan biri, yazmayı hafife almak; diğeri ise, yazmayı engelleyecek kadar ciddiye almak. Yazma isteği ya da kabiliyeti, bir hikâye anlatırken aslında tahminimizden daha az önem taşıyor. Çaba gösterilerek ve doğru tekniklerle yazılmış bir metin, okurunu bulur; okurunu bulan metin, yazanını yazar yapar.
Editörün Kütüphanesinden
Bu editörün 451 Kütüphane'de yayımladığı yazılar — uzmanlık ve deneyimini doğrudan okuyabileceğiniz içerikler.
Fahrenheit 451 ve Yok Etmenin Modern Biçimleri-I
Bradbury kurduğu dünya diğer klasik distopyalar farklıdır çünkü Bradbury’nin distopyası geleceğin değil, alışkanlıkların distopyasıdır.
OKU →Bu editörle çalışmak ister misiniz?
Dosyanızı hemen gönderin, uzman editörlerimizle süreci başlatalım.
BAŞVURUNU YAP